“Önce ayakkabılarını giy, sonra çantanı al, kapıya gel ve beni bekle.”
Biz yetişkinler için oldukça basit görünen bu yönerge, bazı otizmli çocuklar için aynı anda işlenmesi gereken çok fazla bilgi içerebilir. Sözel yönerge verildiği anda çocuk yalnızca söylenenleri anlamaya değil; sırayı hatırlamaya, ne zaman başlayacağını belirlemeye ve kendisinden ne beklendiğini anlamaya da çalışır.
İşte görsel kartlar tam olarak bu noktada önemli bir destek haline gelebilir.

Görsel Kart Nedir?
Görsel kart; çocuğa bir beklentiyi, aktiviteyi, seçeneği, kuralı veya sıradaki adımı görsel olarak anlatmak için kullanılan bir destektir.
Bu görseller;
Fotoğraf,
Resim veya sembol,
Yazılı kelime,
Aktivite sıralaması,
“Önce–Sonra” kartı,
Seçim kartı,
Duygu kartı,
Günlük program,
“Bekle”, “Bitti”, “Yardım”, “Mola” gibi işlevsel iletişim kartları
şeklinde hazırlanabilir.
Buradaki önemli nokta, görselin çocuğun ihtiyacına ve beceri düzeyine uygun olmasıdır. Her çocuk için aynı kart sistemi kullanılmak zorunda değildir.
Neden Görseller İşe Yarayabilir?
Sözel bilgi geçicidir.
“Önce ellerini yıka, sonra masaya otur.” dediğimizde cümle birkaç saniye sonra ortadan kaybolur. Ancak aynı bilgiyi görsel olarak sunduğumuzda çocuk gerektiğinde tekrar görsele bakabilir.
Bu nedenle görseller özellikle geçişlerde, rutinlerde ve birden fazla basamak içeren görevlerde çocuğa daha somut bir ipucu sağlayabilir.
Örneğin sabah hazırlanma rutini şu şekilde görselleştirilebilir:
Tuvalet → Giyin → Kahvaltı → Dişlerini fırçala → Çantanı al → Okula git
Çocuğa her birkaç dakikada bir “Hadi, şimdi ne yapman gerekiyordu?” demek yerine çocuk programına bakarak sıradaki aktiviteyi takip etmeyi öğrenebilir.
Buradaki asıl hedef çocuğu görsellere bağımlı hale getirmek değil, mümkün olduğunca bağımsız hareket etmesini desteklemektir.
Görsel Kartlar Problem Davranışları Azaltabilir mi?
Bazı durumlarda evet; ancak önemli bir ayrım vardır:
Görsel kart, problem davranış için tek başına bir “tedavi” değildir.
ABA açısından öncelikle davranışın neden ortaya çıktığını anlamaya çalışırız.
Örneğin çocuk her tablet kapatıldığında ağlıyor veya bağırıyorsa problem yalnızca “tablet istemesi” olmayabilir. Aktivitenin ne zaman biteceğini anlamaması, geçişin ani olması veya sırada ne olduğunu bilmemesi davranışın ortaya çıkmasına katkıda bulunuyor olabilir.
Bu durumda;
Tablet → Bitti → Akşam yemeği
şeklinde bir görsel program veya
Önce yemek → Sonra tablet
şeklinde bir First–Then kartı geçişi daha anlaşılır hale getirebilir.
Ancak davranış devam ediyorsa yalnızca daha fazla kart hazırlamak yerine davranışın işlevini ve çevresel değişkenleri değerlendirmek gerekir.