Bu cümleyi ailelerden çok sık duyuyoruz. Özellikle yeni bir kardeş doğduğunda veya ebeveyn ilgisi bölündüğünde birçok davranış hemen "kıskançlık" olarak etiketlenebiliyor.
ABA (Uygulamalı Davranış Analizi) bize önemli bir bakış açısı sunar: Davranışı etiketlemek yerine, davranışın hangi koşullarda ortaya çıktığını incelemek gerekir.
Aynı Davranışın Birden Fazla Nedeni Olabilir
Örneğin çocuğunuz;
Kardeşine vuruyor.
Oyuncağını elinden alıyor.
Kardeşiyle siz ilgilenirken ağlıyor.
Sürekli aranıza girmeye çalışıyor.
İlk akla gelen düşünce genellikle "Kardeşini kıskanıyor." olur.
Ancak bu davranışların nedeni her zaman kıskançlık değildir.
Çevresel Koşullara Bakın
Kendinize şu soruları sorun:
Davranış tam olarak ne zaman oluyor?
O sırada kim yanında?
Kardeşi ilgi görürken mi oluyor?
Çocuğun sevdiği etkinlik mi bölündü?
Yorulmuş veya acıkmış olabilir mi?
Uzun süredir sizinle birebir vakit geçiremedi mi?
Ortam çok kalabalık veya gürültülü mü?
Bazen davranışın nedeni kıskançlık değil; ilgi arayışı, rutin değişikliği, yorgunluk, iletişim güçlüğü veya paylaşmayı henüz öğrenmemiş olmak olabilir.
Etiketler Çözüm Sunmaz
"Kıskanç."
"İnatçı."
"Hırçın."
Bu kelimeler davranışı açıklar gibi görünse de bize nasıl yardımcı olacağımızı söylemez.
Bunun yerine şu soruyu sormak daha faydalıdır:
"Bu davranışın hemen öncesinde ne oldu?"
İşte bu soru bizi çözüme götürür.
Davranışı Değil, İhtiyacı Görün
Örneğin çocuk kardeşiyle ilgilendiğiniz sırada sizi çekiştiriyorsa, belki de söylemek istediği şudur:
"Benimle de ilgilenir misin?"
Oyuncağı alıyorsa:
"Ben de o oyuncakla oynamak istiyorum."
Kardeşine vuruyorsa:
"Duygumu nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum."
Davranış, çoğu zaman karşılanmamış bir ihtiyacın dışa vurumudur.
Ebeveynler Neler Yapabilir?
Gün içinde her çocukla kısa da olsa birebir zaman geçirin.
Olumlu paylaşımları fark edip hemen övün.
Paylaşma ve sıra bekleme becerilerini oyun içinde öğretin.
Sorun davranıştan önce neler olduğuna dikkat edin.
Her davranışı "kıskançlık" olarak yorumlamadan önce çevresel koşulları değerlendirin.
Çocuklar bize davranışlarıyla sürekli bir şey anlatırlar.
Davranışı sadece gördüğümüz şekliyle değerlendirdiğimizde çözümü kaçırabiliriz. Ancak davranışın öncesini, çevresel koşulları ve çocuğun o anki ihtiyaçlarını okuyabildiğimizde, hem çocuğumuzu daha iyi anlar hem de daha etkili çözümler geliştirebiliriz.
Unutmayın; iyi bir gözlem, doğru müdahalenin ilk adımıdır.