ABA ve Otizmde De-Escalation: Davranış Tırmanmasını Önlemek ve Kriz Anında Etkili Yaklaşım
ABA (Applied Behavior Analysis – Uygulamalı Davranış Analizi) yaklaşımında davranışlar rastgele ortaya çıkmaz. Davranışın öncesinde ve sonrasında gerçekleşen olayları anlamak, bireyin davranışının işlevini belirlemek ve çevresel düzenlemeler yapmak, krizlerin önlenmesinde önemli bir rol oynar.
Gerilimi Azaltma Nedir?
Bireyin artan stres, kaygı, öfke veya davranışsal düzensizlik durumunda uyarılma düzeyini azaltmaya ve bireyin yeniden düzenlenmesine yardımcı olan stratejilerin bütünüdür.
Amaç bireyi “zorlamak” veya davranışı hemen durdurmak değildir.
Asıl amaç:
Güvenliği korumak,
Uyarılma düzeyini azaltmak,
Çevresel talepleri gerektiğinde düzenlemek,
İletişimi kolaylaştırmak,
Davranışın daha ileri bir kriz düzeyine çıkmasını önlemek,
Bireyin tekrar bağımsız olarak düzenlenebilmesini desteklemektir.
Otizmli bireyler stres, duyusal uyaranlar, iletişim güçlükleri, beklenmeyen değişiklikler veya yüksek talepler karşısında farklı tepkiler gösterebilir.
Örneğin bir birey:
yüksek seslerden rahatsız olabilir,
kalabalık ortamda zorlanabilir,
programdaki beklenmeyen değişikliklere tepki verebilir,
verbal yönergeleri işlemekte zorlanabilir,
istediği şeyi ifade edemediğinde frustrasyon yaşayabilir,
beklemek zorunda kaldığında davranış gösterebilir,
birden fazla kişinin aynı anda konuşmasından dolayı daha fazla strese girebilir.
Bu nedenle davranışın yalnızca “ne yaptığına” bakmak yerine “bu davranış neden şu anda ortaya çıktı?” sorusunu sormak önemlidir.
Davranış Tırmanmasının Erken Belirtilerini Tanımak
Birçok kriz aniden başlamaz. Çoğu zaman davranıştan önce bazı erken sinyaller görülür.
Bunlar bireye göre değişebilir. Örneğin:
Sürekli dolaşma,
ellerini sıkma,
daha yüksek sesle konuşma,
tekrar eden sorular,
bağırmaya başlama,
ağlama,
ortamdan uzaklaşmaya çalışma,
kulaklarını kapatma,
yüz ifadesinde değişiklik,
staff'tan uzaklaşma,
kendine veya başkasına yönelme,
görevden kaçınma,
iletişim kartını veya AAC cihazını kullanmayı bırakma.
Bu belirtiler görüldüğünde staff'ın amacı “davranış daha kötüleşmeden ne yapabilirim?” olmalıdır.
1. Önce Çevreyi Değiştirin
Kriz sırasında çevredeki uyaranları azaltmak çoğu zaman ilk adımlardan biridir.
Örneğin:
Gereksiz kişileri ortamdan uzaklaştırmak,
Gürültüyü azaltmak,
Kalabalığı azaltmak,
Bireye daha fazla kişisel alan vermek,
Gereksiz konuşmayı azaltmak,
Birden fazla staff'ın aynı anda konuşmasını engellemek,
Gereksiz talepleri geçici olarak azaltmak.
Bazen bireye yardım etmek için daha fazla konuşmak veya daha fazla yaklaşmak gerekir gibi düşünülür. Ancak yüksek stres düzeyindeki bir birey için daha fazla konuşma ve daha fazla yaklaşma durumu daha da zorlaştırabilir.
2. Sozel Iletisimi Azaltın
De-escalation sırasında uzun açıklamalar yapmak çoğu zaman etkili değildir.
Örneğin:
“Neden böyle yaptığını anlamıyorum. Sana bunu daha önce söyledim. Şimdi sakin ol ve yerine otur çünkü bunu yapmaya devam edersen…”
Bu tür uzun açıklamalar bireyin işlemlemesi gereken bilgiyi artırabilir.
Bunun yerine kısa, açık ve sakin ifadeler kullanılabilir:
“Güvendesin.”
“Biraz alan istiyorsun.”
“Önce sakinleşelim.”
“Hazır olduğunda konuşabiliriz.”
Kriz sırasında daha az konuşmak, daha az destek vermek anlamına gelmez. Tam tersine, bireyin işlemleyebileceği kadar bilgi sunmak anlamına gelir.
3. Kişisel Alanı Koruyun
Otizmli bireylerin kişisel alan ihtiyaçları birbirinden farklıdır.
Bu nedenle:
Yaklaşmadan önce düşünün:
“Bireyin güvenliği için gerçekten yaklaşmam gerekiyor mu?”
Eğer gerekmiyorsa, güvenli bir mesafede kalmak ve bireye alan bırakmak daha uygun olabilir.
4. İletişim Alternatiflerini Kullanın
Bazı bireyler stres altındayken konuşarak iletişim kurmakta daha fazla zorlanabilir.
Bu nedenle kriz öncesinde bireyin kullandığı iletişim sistemleri erişilebilir olmalıdır.
Bireyin “Hayır”, “Break istiyorum”, “Yardım istiyorum” veya “Buradan gitmek istiyorum” gibi mesajları alternatif bir şekilde ifade edebilmesi, problem davranışların ortaya çıkmasını azaltabilir.
5. Seçenek Sunun
Kontrol hissinin azalması frustrasyonu artırabilir.
Uygun olduğunda bireye küçük ve gerçek seçenekler sunmak yardımcı olabilir.
Örneğin:
“Burada mı oturmak istersin, sessiz odaya mı gitmek istersin?”
veya
“Önce su mu, ara mi?”
Ancak seçenek sunmak da bir talebe dönüşmemelidir. Birey yüksek düzeyde regulasyon sorunu yaşıyorsa çok fazla seçenek sunmak durumu daha da karmaşık hale getirebilir.
6. Talepleri Geçici Olarak Düzenleyin
ABA'da davranışın fonksiyonunu anlamak önemlidir.
Örneğin davranışın kacma ile ilişkili olduğu düşünülüyorsa, birey yüksek düzeyde stres yaşarken sürekli talep sunmaya devam etmek davranışın tırmanmasına neden olabilir.
Bu, bireyin her problem davranış gösterdiğinde tüm görevlerin kaldırılması gerektiği anlamına gelmez.
Burada önemli olan:
“Bu talebi şu anda sunmak öğrenmeyi destekliyor mu, yoksa davranışın tırmanmasına mı neden oluyor?”
sorusunu değerlendirmektir.
7. Davranisin Fonksiyonunu Unutmayın
ABA açısından gerilimin azalmasi yalnızca “sakinleştirme” değildir.
Davranışın fonksiyonunu anlamak, gelecekte benzer durumların önlenmesine yardımcı olur.
Örneğin:
Bir birey görev verildiğinde bağırıyor ve görev kaldırılıyorsa, davranışın escape function ile ilişkili olabileceği düşünülebilir.
Başka bir birey istediği nesne verilmediğinde ağlıyor ve sonrasında nesne veriliyorsa, davranış tangible reinforcement ile ilişkili olabilir.
Bu nedenle kriz sonrasında yalnızca:
“Ne yaptı?”
sorusunu değil,
“Öncesinde ne oldu ve sonrasında ne oldu?”
sorusunu da sormak gerekir.
Otizmli bireylerde challenging behavior ile çalışırken amaç yalnızca davranışı durdurmak olmamalıdır.
Asıl hedef:
Davranışı anlamak → erken belirtileri fark etmek → çevreyi düzenlemek → iletişimi desteklemek → güvenliği sağlamak → bireyin yeniden regüle olmasına yardımcı olmak → daha sonra alternatif becerileri öğretmek.